19 Ocak 2013 Cumartesi

Keremcem 2013

Romantik işbirliği

Geçen yıl “Hayata” albümünü çıkardı, ardından “Merhaba Hayat” adlı dizide Doktor Ömer rolüyle karşımıza çıkmaya başladı. Bir yandan da TRT Okul kanalı için “Akustik Söyleşi” adlı bir program hazırlıyor. Keremcem, üretkenliğinin sırrını soranlara, “Bunda kız arkadaşımın etkisi var” diye yanıt veriyor.

* Az önce konuk olduğunuz bir programı kaydedip sonradan izlediğinizden bahsettiniz. Her programınızı izler misiniz?
- Evet... “Akustik Söyleşi”yi çektikten sonra da hemen seyrederim mesela, çünkü oradaki hata, eksik ya da fazlalıkları görmek isterim. Sonuçta bu benim için yeni bir mecra...

* Eksik ya da hata her insanda olur, görmek istemeniz normal de fazlalıklardan kastınız ne?
- Ben bazen lafı gereğinden fazla uzatabiliyorum. Normalde üç cümleyle anlatılacak şeyi sekiz, dokuz cümleyle anlattığım oluyor. Bu da insanların kafasını karıştırabiliyor. Belki kendimi yanlış ifade etmekten korkmamdan kaynaklanıyordur.

* Sunuculuğun sizin için yeni bir mecra olduğunu söylüyorsunuz ala öncesinde de böyle bir deneyiminiz yok muydu?
- Evet, bir müzik programı denemesi yaptım ama açıkçası hiç içinde olmak istemediğim bir projeydi.



* Neden istemiyordunuz?
- Çünkü müzik-eğlence programı sunmak bana uygun değil. Öyle bir enerjim olduğunu düşünmüyorum.

* Enerjiniz mi yetmedi yani, onu mu demek istiyorsunuz?
- Yüksek ya da düşük olmasıyla ilgili değil, o iş başka bir enerji gerekiyor. Kişilik yapınız, duruşunuz, şov dünyası içinde kendinizi konumlandırdığınız ya da konumlandırmak istediğiniz yer; bunların hepsiyle ilgili. Bir de herkes her şeyi yapamaz, yapmamalı da...

* “Akustik Söyleşi”ye uymuş ama enerjiniz.
- Evet, tam da istediğim gibi bir şey oldu.

* Nelerdi mesela istedikleriniz?
- Üniversitelilerle kendi mekanlarında buluşmak. Ben öğrencilerin bana sorular sormasından, onlara bir şeyler anlatmaktan çok keyif alıyorum. En rahat hissettiğim yerler üniversite söyleşileri diyebilirim hatta...

* Programda geçtiğimiz kasım ayından bu yana kimleri ağırladınız?
- Leyla Alaton, Alphan Manas, Tarhan Telli, Semih Saygıner, Tanju Çolak, Pascal Nouma... Televizyona hiç çıkmayanlar bile geldi. Hepsine çok teşekkür ediyorum.

* 19 Ocak’taki (yarın) programınızda kimler olacak?
- Gökçe, Burcu Esmersoy ve “İşler Güçler” oyuncuları...

 PESİMİST TARAFIM ÇOK PİSTİR!

* Çekimlerde kendinizi rahat hissediyor musunuz?
- Evet, çok da keyif alıyorum. İlk programdan bu yana her şey yolunda... O da benim şansım aslında.

* Her konuda bu kadar şanslı mısınızdır?
- Ben şükretmeyi çok seven, şükretmeyenlere çok kızan biri olarak tabii ki kendimi şanslı görüyorum. Önemli olan elinizde neler olduğu değil, sizin o elinizdekilere ne kadar iyimser bakabildiğiniz...

* Hep böyle sakin ve pozitif misiniz peki?
- Yok, değilim. Pesimist tarafım çok pistir.

* Programınızdan devam edelim. Çekimlerde konuklarınızla düet de yapıyorsunuz, hiç şarkı söylemek istemeyen çıkmıyor mu?
- Mutlaka bir şarkıcı konuğumuz oluyor ve onunla düet yapıyoruz zaten. Onun dışında zorlama yok bizde... Şarkıcı olmayan ama şarkı söyleyen konuklarım da oluyor. Çekim öncesinde soruyorum, istemeyene ısrar etmiyorum. Ama bazen önceden “söylemem” diyen de şarkıya girebiliyor. Konuklara programı hatırlatacak küçük hediyeler de veriyoruz. Bazen can damarlarına basıyoruz hatta.

* Mesela?
- Mesela Can Bonomo’nun çocukluğunda dinozorlar çok önemliymiş. 10’uncu yaş gününde pastasının üstünde dinozor varmış, unutmamış. Ona çekim sırasında bir oyuncak dinozor verdim, resmen 10 yaşına döndü! Neredeyse ağlıyordu.

BEN MÜZİĞİ YAPARKEN SEVGİLİM SÖZ YAZIYOR

* En son geçen yıl “Hayata” adlı albümünüz çıkmıştı. Yenisi için hazırlıklar başladı mı? Buna zamanınız var mı?
- Zaman bulunur, o sorun değil. Dizi dolayısıyla biraz boşladık ama galiba, biraz müziğe eğilmek lazım.

* Yeni şarkılar var mı?
- Benim dönemlerim oluyor. Bir dönem hiç şarkı yapmıyorum, bir dönem bir ayda üç dört şarkı çıkarıyorum. Şu anda üretken bir dönemdeyim. Aslında bunda kız arkadaşımın da etkisi var.

* Ne gibi?
- Beraber de şarkı yapıyoruz. Sevdiğiniz insanla bir şeyler yapmak çok kıyametli, çok keyifli. Ben müziği yaparken Belit (Özükan) zaten sözleri yazıyor, çok da güzel beceriyor bu işi.


BENİM DE ÇAPKIN DÖNEMLERİM OLDU

* “Merhaba Hayat”ta canlandırdığınız Doktor Ömer önceleri çapkın bir adamdı, sonradan duruldu. Sizin de çapkın dönemleriniz oldu mu?
- Tabii ki oldu. Ama neye göre çapkın dediğinize de bağlı aslında. Daha kısa süreli, daha az derin ilişkilerden bahsediyorsak, evet öyle zamanlarım oldu. Ama bunu seviyor muydum; hayır. Bunca sene ve bu kadar çapkınlıktan sonra onun pek de bana göre bir hayat olmadığını gördüm. İnsan gerçekte olmadığı bir karaktere bürünmeye çalışmamalı.

ÇEVREMDE BENDEN DAHA ROMANTİK İNSANLAR VAR

* Bir dönem size “romantik şarkıların prensi” deniyordu.
- Şarkılarımın yavaşı da hızlısı da romantizm içeriyor çünkü. Olaylara romantik tarafından baktığım doğru.

* Romantik birisiniz yani...
- Aslında çevremde benden çok daha romantik insanlar görebiliyorum. Benim romantizmim, fırtınalarım içimde.

 Röportaj: Gülbahar KARAKUŞ
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlar..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...